Liechtenstein: Avrupa’nın Ortasında Bir Prenslik

Fürstentum Liechtenstein: Avrupa’nın Ortasında Bir Prenslik

Liechtenstein, İsviçre ve Avusturya’nın arasında yer alan, 160 Km² yüzölçümlü, dünyanın en küçük ülkelerinden biri. Bu küçük ülkenin sınırları 76 km uzunluğunda ve denize kıyısı bulunmuyor.

Ülkenin nüfusu yirmi beş bin kişiden oluşuyor. Hükümet merkezi Vaduz’da yer alan ülkenin bir yarısında Ren Vadisi, diğer bir yarısında ise Alp bölgesi yer alıyor. Avrupa’daki çıkar çatışmalarından uzak kalan bu bölge tarih boyunca meydana gelen büyük olaylardan çok etkilenmedi. 1.Dünya Savaşı sonuna kadar Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na bağlı kalan Liechtenstein savaşın yol açtığı iktisadi sıkıntılar sebebi ile İsviçre ile para ve gümrük birliği yapmak zorunda kaldı, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra ise bu imparatorluktan koptu ve Avrupa’da bağımsızlığı kazanan en son egemen ülke haline geldi. 2. Dünya savaşının sonunda oluşan iktisadi sıkıntıda Liechtenstein ailesi ellerindeki sanat eserlerini satmak durumunda kaldı, hatta bu eserlerin içerisinde Leonardo da Vinci gibi büyük sanatçıların çok önemli eserleri de vardı. İktisadi sıkıntılar bittikten sonra ise Liechtenstein bolluk içerisinde yaşamını sürdürmeye devam etti ve çok sayıda yabancı şirket düşük kurumsal vergisinin etkisi ile bu ülkeye gitme kararı aldı. Bu bolluğun devam etmekte olduğu günümüzde Liectenstein Prensi dünyanın en zengin kişilerinden biri olarak hayatına devam ediyor. Ülke nüfusu ise dünyadaki en yüksek hayat standartlarına sahip kişiler.

Liechtenstein’de %34 oranında yabancı kişi bulunuyor, 800’ün üzerinde ise Türk vatandaşı mevcut. Ülkede yaşayan Türk uyruklular en büyük beşinci yabancı grubunu oluşturuyor. Ülkenin yüksek yaşam standartlarına bakılırsa bu kadar çok yabancının bu ülkede yaşamak istemek için oldukça geçerli sebepleri var gibi görünüyor. Ülkenin para birimi İsviçre Frankı ve işsizlik oranı da %2’lerde seyrediyor. Üç binin üzerindeki işletmesi ile hali hazırda nüfusu oluşturan on bir kişiye bir işletme düşüyor. Doğal güzellikleri ile yılda yüz binlerce kişiyi turist olarak ülkesinde misafir eden Liechtenstein’in uluslararası arenada da kimseyle husumeti bulunmuyor. Bu durum da ülkenin sınırlarını korumak için kurduğu askeri birliğin yüz yirmi beş kişiden oluşması ile gerçekliğini kanıtlamış oluyor.