Almanca Öğretmenleri Kariyer Merkezi

Değerli DAS Zeitung Okurları, bu yazımızda, DAS Akademie‘ nin kurucusu Nilgün Akdoğan Hocamız ile yapmış olduğumuz röportajı sizlerle paylaşmak ve DAS Akademie’ nin yeni projesi Almanca Öğretmenleri Kariyer Merkezi hakkında bilgi vermek istiyoruz. Röportajın orijinalini youtube üzerinden izlemek için tıklayınız.

– Merhaba Hocam!

– Merhaba.

– Bugün doğum gününüz…

– Evet.

– Öncelikle doğum gününüz kutlu olsun, diyelim.

– Çok teşekkür ederim.

Almanca Öğretmenleri ‘nin merakla beklediği bir paylaşımınız oldu. Baş harflerini yazdığınız DAÖKM harflerinden oluşan. Bu ne demek, açıklayabilir misiniz?

“DAS Akademie Almanca Öğretmenleri Kariyer Merkezi” yeni bir projemdir ve bu projenin lansmanının bugüne, doğum günüme denk gelmesi de inanılmaz güzel.

Ne yapmak istiyoruz? Onu anlatmak istiyorum. Öncelikle beni tanıyan birçok kişi bunu biliyor. Sürekli olarak ” Almanca Öğretmenleri için ne yapabiliriz? “in peşindeyiz. DAS Akademie olarak ilk işimiz de bu aslında. Her konuşmamızda, birlikte çalıştığımız yüzlerce okulun bölüm başkanlarıyla karşılıklı görüşmelerimizde Almanca Öğretmeni bulma konusunda sıkıntı yaşandığını sıkça duyuyoruz.

Bunun sebebi şu; Alman okullarında, bizim gibi Alman akademilerinde, yüklenilen bir misyon var. Şöyle: Zamanında gurbetçi olarak Almanya’ya giden insanların çocukları Türkiye’ye döndükten sonra Almanca Öğretmenliği’ni seçmiştir ve geçmişte “Native” olarak Almanca Öğretmeni bulmak çok basitti. Birçok birinci yabancı dili Almanca olan okul, aynı şekilde kurs, akademi bu konuda reklam yapmıştır. Bizim öğretmenlerimiz de Almanya dönüşlü. Ve  geldiğimiz 2019 yılında Almanya‘dan Türkiye’ye göç eden kişi sayısının çok ciddi oranda azaldığını görüyoruz ve karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor; artık “Native” dediğimiz öğretmeni bulmak gerçekten güç oldu ve ben yıllar önce aslında oturup şöyle bir şey düşünüyordum. Bu Alman okulları veya Almanca kursları neden böyle bir reklam yapma gereği duyuyor da, birinci yabancı dili İngilizce olan bir sürü ki, sayıca çok çok çok daha üstün, bu tür okullar böyle bir reklam yapmıyor, yani bizim öğretmenlerimiz  İngiltere dönüşlü, bizim öğretmenlerimiz İngiltere’de doğmuş… Ama İngilizce öğretebiliyorlar ve birçok veli aslında çocuklarını bu okullara gönderiyor.

Tekrar etmek istiyorum, sayıca birinci yabancı dili Almanca olan okullardan daha çoklar. Tabii ki çok okul ziyareti yapıyoruz, bu ziyaretlerimizde şuna rastladım; İngilizce departmanlarında öğretmenler hep kendi aralarında İngilizce konuşuyor; çünkü, bizim DAS Akademie’ de hep öğretmenlerimize söylediğim gibi, aslında bizim tek sermayemiz, sahip olduğumuz dil. Çünkü biz bunu okuduk; yani bir mühendislik veya başka bir meslek yapıp yanında Almanca-İngilizce biliyorum deme şansımız yok. Bizim tek sermayemiz dil. İngilizce öğretmenleri gerçekten kendi departmanlarında, hep değil tabii ki ama rastladığıma göre söylemek istiyorum, %70 – %80’i mümkün mertebe kendi arasında İngilizce konuşmaya çalışıyor. Çünkü sermayesine sahip çıkmak istiyor.

Almanca departmanlarında genelde buna rastlamıyoruz. Sayısı az diyebilirim kendi arasında Almanca konuşan ve buna sahip çıkan öğretmenlerimiz için. Aslında dil konuştukça kalıcılığı artan bir şey. Ve bugün değil, dediğim gibi 3-4 sene önce üzülmeye başladım. Bir sürü çocuğumuz var Almanca’yı aynı İngilizce gibi öğretmenleri gibi Türkiye’de öğrenmiş; Almanca Öğretmenliği, Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirmiş ama konuşamıyor, yahut hala ciddi hatalar yapıyor. Zamanında Minticity’ nin çıkış şekli gibi, üzerinde yıllardır kafa yorup neler yapılabilir diye bir çok arkadaşımla da bu projemi paylaştım, çok güzel olur diye dönüş alınca da bu kariyer merkezini kurma kararını aldım.

Ve tabii şunu düşündüm; bu çocuklar neden konuşamıyor ?

Sebebin bir tanesi şu: İngilizce daha yaygın, İngilizce’yi her yerde duyuyoruz, konuşmak daha kolay vesaire… Ama hissiyatım da şu yöndeydi, bugün aslında kariyer merkezinin ilk talipleri de, şanslıları diyelim, bunu doğruladı:

Birazcık Almancıların, eskiden bu tabiri sevmezdim, ama bizler için başka da bir tabir yok, biz Almancıların aslında bu çocuklar için büyük bir fayda sağlayacakken, onları desteklemekten bahsediyorum, akıcı konuşmamız ya da dile hakimiyetimizin aslında bu insanların öz güvenini kırması söz konusu. Bunu görüyorum, yine bölüm başkanlarıyla yaptığım konuşmalar neticesinde; işte müthiş bir karakter, müthiş bir öğretmen, çok özgüvenli, sınıf hakimiyeti muhteşem, ama Türkiye’ de Almanca öğrenmiş. Almancası yetersiz.

DAS Akademie eğitim kuruluyla oturup, bunun için ne yapabiliriz diye tartıştık ve şöyle bir sonuca vardık. Belli bir kontenjan, yıllık kontenjan sınırı içerisinde bunu isteyen arkadaşlarımıza öncelikle bir seviye tespit yapıp bu seviye tespit sonucunda konuşma ve yazılı becerilerini ölçtüğümüz, zaten kurumumuzda hep söylüyoruz, konuşmak birinci derecede önemli. O nedenle de bu arkadaşlara yaptığımız seviye tespitte her iki alanı ölçtükten, gerçek seviyelerini belirledikten sonra, kendilerini ücretsiz Almanca kursuna dahil edeceğiz. Bu uzun bir süreç. Biz bugünden yarına bir mucize vaat etmiyoruz ama bu arkadaşlarımız için minimum B2 düzeyine geldikten sonra, veyahut da gelme süreleri içerisinde ekstra çalışmalar yapılacak. Öncelikle bir, Almancalarının seviyelerini yükseltirken, eksikliklerinin analizini yapacak eğitim kurulumuz.

Almanca öğretmenleri hangi konuda eksikler? Neden bu konuda eksikler? Özgüvenleri hangi konuda eksik? Ve bununla ilgili  insan kaynaklarımız birimimiz tarafından; örneğin özgüven çalışması, çeşitli oyunlarla onu güçlendirme çalışması yapılacak. Almanca eğitim kurulumuz ise o eksikler üzerinde duracak. Birisinin telaffuz sıkıntısı var diyelim, fonetik eğitimi alacak düzenli olarak. Birinin işte hafıza ile ilgili bir sıkıntısı var, hafıza teknikleri ile ilgili çalışma yapacağız.

Bu eksiklerini tespit ettikten sonra, kurs programına paralel olarak,  birebir çalışmalar yapılacak. Aynı zamanda çoğu meslektaşım kabul edecektir, hepimiz yaşadık. Her alanda da böyle olduğunu düşünüyorum aslında. Üniversitedeki teori, evet çok önemli tabii ki, ama mutfakta olaylar değişiyor. Ve ben DAS Akademie’nin bu anlamda çok güzel ve ciddi bir mutfak olduğunu düşünüyorum. Ve bu arkadaşlarımız aynı zamanda bu mutfakta pratiği öğrenecek, görecek, izleyecek, tartışacak. Tüm metodolojilerimizi göstereceğiz onlara, kendi metotlarımızı geliştirdik. Das Methode dediğimiz metotlarla çalışmalar yapacağız kendileriyle. Bunun sonunda, hem istediğimiz düzeye geldiğinde, ders okuttuğunda ve dersi bizim istediğimiz standartlarda okutabilir hale geldikten sonra, bu arkadaşlarımıza öncelikle DAS Akademie’de bir çalışma fırsatı sunacağız.

Aynı zamanda da bu arkadaşlardan bir havuz oluşturacağız ve İzmir’deki, İstanbul’daki, hiç fark etmez , bütün çalıştığımız illerdeki okullar bir Almanca öğretmeni ihtiyacı duyduğunda, bu havuzdan kendileri için uygun ve Almanca kalitesi yüksek, metodolojisi yüksek, özgüvenli, sınıf hakimiyeti mevcut arkadaşları, kendilerine yönlendireceğiz.

Türkiye’de Almanca öğrenmiş, Almanca öğretmenliği veya Alman Dili ve Edebiyatı okumuş arkadaşlara seslenmek istiyorum. Sorumuz veya yapmak istediğimiz şu olmalı: “Evet, benim böyle bir eksiğim var ve ben hep bu eksiğim nedeniyle duvarlara tosluyorum, iş bulamıyorum veyahut da aslında öğretmen olmak istiyorum ancak, bu mesleği yapamıyorum, başka meslekler yapmak zorunda kalıyorum!”

Bahsettiğim süreç için kapılarımız sizlere açık. Bu süreç bir, iki sene sürebilir. Bugünden yarına dediğim gibi bir mucize düşünmeyin ama her insanın kendisine sorması gereken soru şu, bu benim kendime her zaman sorduğum bir soru: Ben bir iki sene zor şartlar altında, sıkıntılarla belki fiziki yorgunluklarla bu noktaya gelip, bundan sonra ömrümün geri kalanını başarılı, sağlıklı ve mutlu bir biçimde geçirmek istiyorum, ya da hayır bu süre çok uzun, ben ömür boyu bu mesleği zaten yapmak da istemiyorum, mutsuz da yaşarım mı demek istiyorsunuz? Bunu demiyorsanız ve gerçekten mesleğinizi doğru düzgün, layıkıyla ve hak ettiğiniz şekilde size saygı gösterilecek şekilde yapmak istiyorsanız, biz, DAS Akademie olarak sizi Almanca Öğretmenleri Kariyer Merkezi’ne davet ediyoruz. İletişim için [email protected] adresine e-posta atmanız yeterli. Çok teşekkür ediyorum.

 

Biz çok teşekkür ederiz.

Çok heyecanlıyım bu arada… Çok heyecanlıyım ve bunu bilen arkadaşlar ve bölüm başkanları da çok heyecanlı eminim. Yolumuz açık olsun. Almanca camiası daha da güçlensin, daha da güzelleşsin, bitmesin!